Hakkımızda

Hakkımızda

Babadan oğula geleneğinin en iyi örneklerinden biri olan KOLCUOGLU Kebap’ıngeçmişi. 1910 yılında Adana eski sebze halinde başlamıştır.
1946 yılında Adana’nın Karşıyaka semtinde Seyhan Kebap Salonu olarak hizmet vermiştir. 1963′ yılında Adana’da Restaurant anlayışının ilk örneği olarak Barkal Kavşağında Kolcuoğlu Restaurant olarak hizmete girmiştir.
70’li yıllarda Adana’da meşhur hale gelen Adana Kebabı aynı zamanda bir lezzet kültürünü de ortaya çıkarmıştır. İnanıyoruz ki Adana Kebabı’nı Adanalı’dan başkası yapamaz. 1974 yılında metrelik kebabıyla ünü tüm Türkiye’ye yayılmıştır.
Kebabın Tarihçesi 
Kebap, sözcük kökeni olarak Arapça `dan geliyor. Köz, ateş ve et kelimelerinin birleşmesiyle ortaya çıkıyor. Bu da bizi ateşin icat olmasıyla birlikte kebabın da icat olduğu gerçeğine götürüyor. Lahmacun ise yine Arapça kökenli bir sözcük olup, et ve hamur sözcüklerinin birleşimiyle ortaya çıkıyor.1894 yılında Güneydoğu Anadolu gezisi sırasında Fransız araştırmacı Arkeolog Y.E.Goutier, Birecik `te yontma taş dönemine ait kabaca yontulmuş iki yüzlü bir balta bulmuş. Daha sonra da Kılıç Kökten, yüzey araştırmaları sırasında 1946 yılında Goutier`in bulduğu el baltasının yöresinde yine aynı döneme ait yemek yapımında, kebap yapımında kullanılan aletlere ulaşmış. Bu bizim baltaların et parçalamada kullanıldığını düşünmemize yol açıyor.16. yüzyılda Dicle ve Fırat ırmakları üzerinde çalışan küçük ırmak gemilerinin yapıldığı tersanelerden birisi Birecik `teydi. Bu tersanenin ustaları Halep `ten gelmişlerdi. Aşçılarını da beraberlerinde getirmişlerdi. Gelen aşçılar tersane işçilerine haftanın belli günlerinde kebap yaparlardı. Bu ustaların yanlarında da Birecikli çıraklar çalışırdı. Ve zamanla onlar bu ustalardan kebap yapmayı öğrenmişlerdi.16. yüzyılda Birecik iskelesi önemli bir ticaret merkeziydi. Zamanla yetişen Birecikli çıraklar bu iskelede kendi kebap dükkanlarını açmaya başladılar. Urfa halkı genelde acılı yemediği için, tatlı kıymadan yaptıkları kebaba Urfa kebabı ismini verdiler. Acılı kebabın adı da Birecik kebabıydı. Birecik , Fırat nehrine çok yakın olduğu için meyve ve sebzecilikte de önde gelen bir merkezdi.19. yüzyıla kadar Birecik , kervan ticaretinin geçiş noktası olarak transit nakliyede önemini korudu. Ancak, Bağdat demiryolunun gelişmesiyle birlikte ticaret merkezi güneye kaydı. Birinci Dünya Savaşı döneminde de Birecik `te önemli bir daralma yaşandı. Bu birçok Birecikli kebapçının yeni bir merkeze Adana `ya taşımaları sonucunu beraberinde getirdi. Bu kebapçılar Adana `da kebap kültürünün oluşmasına yol açtılar. Bu nedenle aslı Halep `ten gelen, Birecik `te gelişen ve daha sonra Adana `ya yerleşen kebap kültürünün ülkemizdeki yayılma noktasının Birecik olduğu bilinmelidir.Fakat tüm gelişimi Adana’da devam etmiş hala da devam etmektedir.